Bugün :   Miladi: 03 Eylül 2010 -  Hicri: 24 Ramazan 1431
English:.  
Ana Sayfa:.  
Ümmet ve Direniş:.  
İntifada:.  
Hicab Davası:.  
İslam ve Kadın:.  
Vahyin Işığında:.  
Rasulün İzinde:.  
Şehid ve Şehadet:.  
İslami Vahdet:.  
İrfan:.  
Haberler:.  
Kısa Kısa:.  
Dosya:.  
Röportaj:.  
Boykot:.  
Duvar Kağıtları:.  
Multimedya:.  
RSS XML Feeds:.  
Sitene Ekle:.  

Hakkımızda:.  
Künye:.  
Ziyaretçi Defteri:.  
Link:.  
İrtibat:.  

Duyurularımızdan haberdar olmak istiyorsanız e-mail grubumuza üye olunuz.


Vahdetin önündeki en büyük engel?
Gereken önemin verilmemesi
Cehalet
"İçimizdeki beyinsizler"
Mezhep taassubu
İslam düşmanlarının oyunları
Kanaat önderlerinin tutumu
Hepsi
Cevaplara Bak

Palestine Information Center

Hamas - İzzettin el Kassam Tugayları

İslami Cihad

Hizbullah



Boykot Et!

Büyük Yazı

Mukteda Es Sadr Kudüs Yolu'na Konuştu

10 Şubat 2006 - 23:00:00
Es Sadr: "Bir Şii, bir Sünni'yi öldüremez. Bir Sünni'yi öldüren zaten Şii olamaz. Zira Müslüman olamaz. Aynı şey Sünni'ler için geçerlidir. Bir Şii’yi öldüren de Sünni olamaz. Bu kimseler olsa olsa işbirlikçi olabilirler."

Bismillahirrahmanirrahim. Irak işgali ve Irak’taki siyasal süreçle ilgili gelişmeler, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çeşitli boyutlarıyla tartışılmaya devam ediyor. Tartışmaların doğru bir zeminde ve sağlıklı bilgiler temelinde yapılması için öncelikle Iraklı liderlerin bakış açılarının ve değerlendirmelerinin bilinmesi gerektiğini düşünerek Irak’ın önemli dinî-siyasî liderlerden biri olan Seyyid Mukteda Sadr’la bir röportaj yaptık.

Röportajımızda Irak gündemi, işgalci güçler, Sadr hareketinin düşünsel yapısı, Irak’taki Sünni ve Şii grupların ilişkisi, silahlı direniş,  sünnilere yönelik saldırılar, Şiilerin Sünnilere saldırdığı iddiaları; Filistin davası; İran meselesi, karikatür meselesi; Sadr hareketinin Türkiye’ye mesajı gibi konulara yer verdik. 

10 Şubatta hac dönüşü uğradığı Suriye’de, Suriye vekili Şeyh Raid El-Haydarî aracılığıyla ilettiğimiz Türkiye Müslümanlarını bilgilendirme amaçlı röportaj isteğimizi kırmayan Sadr Hareketinin lideri Seyyid Mukteda Es-Sadr’a teşekkürlerimizi sunarken Suriye’deki bürosunda gerçekleştirdiğim bu röportajın Türkiye Müslümanlarının bakış açısına katkıda bulunması dileğiyle.
Furkan TORLAK

Öncelikle, Irak'taki İslami direnişiniz ve dik duruşunuz dolayısıyla Sizleri selamlıyor, Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyyetinizi niyaz ediyoruz. Vaktimizin yettiği ölçüde Irak ve gündemle ilgili size sorularımız olacak. Öncelikle Irak’la ilgili sorulardan başlamak istiyoruz.

Buyurun.

Sadr hareketi olarak, 15 Aralık seçimleri sonrası kurulacak yeni hükümete yönelik duruşunuz ne olacaktır?

İşgalcileri çıkaracak, Irak halkına hürriyetini sağlayacak ve halka hizmet edecek her oluşumun yanında oluruz. Buna karşılık Irak halkının hürriyetini sağlamayacak, ona hizmet etmeyen, maslahatına hareket etmeyen her oluşumun karşısında dururuz.

Peki, hükümetin işgalin sona ermesi yönünde bir takvim belirlenmesine dönük bir talebi olacak mıdır? Bu konuda Irak’taki etnik ve dini kesimlere nasıl bir sorumluluk düşmektedir?

Elbette ki kurulacak hükümetin işgal güçlerinden, Irak’tan çekilme yönünde takvim belirlemesi gerekir. Biz bu doğrultuda görüşlerin tek ses halini alması için çaba gösterdik. Eğer bize yakın gözüken birileri meclise giriyorsa bu bilmem kaç ABD doları alacağı için değildir. Eğer bu doğrultuda bir takvim belirleyemeyecekse hükümet istifa etsin! Kendi vatanının bağımsızlığını sağlayamayan bir hükümetin ne gibi bir anlamı olabilir! Bu doğrultuda dini ve etnik kesimlerin kesin tavır koyması, iradesini göstermesi gerekmektedir. Ayrıca mesele, birilerinin Washington’dan yapacağı açıklamalara göre belirlenecek değildir. Kimse böyle bir zanna kapılmasın!

Bilindiği üzere Irak anayasası Amerikan işgali altında hazırlandı ve kabul edildi. Bu anayasa işgalcilerin anayasasıdır diyebilir miyiz? Siz bu anayasayı benimsiyor musunuz?

Bu anayasayı onaylayıp onaylamama yahut bir kısmını onaylamanın dışında söylenmesi gereken şey şudur: İşgal altındaki hiçbir icraatın tam olarak gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

Irak’ta, kuzeydeki Kürt federasyonunun dışında başka federatif yapıların kurulması mümkün müdür? Böylesi bir adım atılması, Irak’taki sosyal ve siyasal durumu nasıl etkiler?

Mümkün olmasına elbette mümkündür. Ancak biz bu şekilde ayrı bir federatif devletin kurulmasına kesinlikle karşıyız. Sonuç olarak buna işgalcilerin Irak’ı terk etmesi sonrası Irak halkı; Irak’taki kesimler karar verecektir. Ancak böylesi bir ayrım Irak halkının aleyhine olur.

Irak’ta muteber saydığınız belirli bir merciiyyet var mıdır? Bu konudaki duruşunuzu açıklar mısınız?

Seyyid Sistani’yi –Allah ömrünü uzun kılsın- taklit etmememiz medyaya sanki merciiyyeti tanımıyoruz şeklinde yansıdı. Oysa durumumuz Şia içerisinde gayet olağan bir durumdur. Biz –Sadr hareketi olarak- iki şehidi taklit ediyoruz Şehit Muhammed Bakır es-Sadr’ı ve Şehid Muhammed Sadık es-Sadr’ı! Karşımıza çıkan yeni konularda ise Seyyid Kazım el-Hairi’ye danışıyor; fetvaları doğrultusunda hareket ediyoruz.
Bu konuda kafaları karıştıran Necef müdafaası meselesine gelince; iki tür silahlı cihad vardır: Birisi saldırı, diğeri ise müdafaa yönünde. Mezhebimize göre müdafaa doğrultusunda bir cihad için şer’i hâkimden fetva alma zorunluluğu yoktur. Şehrimize tanklarla, silahlarla girdiler. Biz de elimizden gelen mücadeleyi gösterdik. Onun dışında bizim yaptığımız, şer’i fetvalar doğrultusunda “emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münker” hükmünü icra etmekten başka bir şey değildir. Merciiyyete, şer’i hâkimin fetvasına ihtiyaç duyulan meselelerde geri çekilip, hâkimin fetvasına başvuruyoruz.

Bugün İslam dünyasında Irak’taki Birleşik Irak ittifakına mensup Şii hareketler liderleri ve bu ittifaka destek veren Ayetullah Sistani siyasi yolda yürüyüp askeri bir mücadele ortaya koymadıkları için bir kısım İslamcılar tarafından Amerikan işbirlikçisi olarak tanımlanmakta ve suçlanmaktadırlar. Sizce Irak’ta kimler işbirlikçidir kimler işbirlikçi değildir?

Öncelikle bu kesimlerin işgal karşıtı olduğunu belirtmek gerekir. Bizim onlarla farkımız işgali kabul edip etmeme noktasında değildir. Bu guruplar da işgal güçlerinin Irak’ı terk etmesini istiyor. Ancak izledikleri strateji bizlerden farklıydı. Medya, sanki işgal güçlerini tasvip ediyorlar da işbirliği yapıyorlar gibi bir izlenim verdi. Dünya medyası genel olarak biz Irak’lı Şiilere zulmetti! Ama Ahiret var! Allah’ın karşısında biz de onlar da hesaba çekilecek. Orada her şey açık aşikâr belli olacaktır!

Birleşik Irak İttifakıyla, Meclis’ul Ala ile şu anki ilişkiniz içindeki gruplarla nedir?

Nasıl tüm Müslümanların kardeş olduğunu söylüyorsak tüm Şiilerin de kardeş olduğunu söylüyoruz. Bana göre Irak’ta çıkan tüm fesadın ve ihtilafın kaynağı işgal güçleridir. Çok basit bir örnek vereyim: İşgalin ilk günlerinde Şeyh Hekim’in –Allah ona rahmet etsin- bazı yerlerde asılı olan posterleri karalanıyor ve bu bizim hareketimize mal edilmeye çalışılıyordu. Buna karşın bize ait fotoğraflar da karalanıyor; bu da medyaya Hekim’e bağlı gruplara mal edilerek yansıtılıyordu. Karşılıklı görüşmeler sonrası, görevlendirdiğimiz gözcüler aracılığıyla gördük ki, işgal güçlerine ait iki “hummer” günün belirli bir saatinde gelip resimleri karalıyor ve derhal mekânı terk ediyor. İşgal güçleri taraflar arasında ihtilaf çıkarmak suretiyle bölücü politikalar uygulamaktan geri durmuyor.

Genelde tüm dünyada özelde de Irak’ta Şii ve Sünni Müslümanlar arasında İslami vahdetin sağlanması için yapılması gerekenler nelerdir? Irak’taki Sünnilerle vahdet noktasında yaptığınız çalışmalar ve attığınız adımlardan olumlu bir sonuç alabildiniz mi?

İslam dünyasının genel sorunu olarak “vahdet” meselesi başlı başına müstakil bir konu olarak konuşulması gerekir. Müslümanların arasında birçok ihtilaf vardır. Ancak taraflar arasında gelişmekte olan bir yakınlaşma durumunu da gözlemliyoruz. Bu doğrultuda öncelikle ihtilaflı meseleler ikinci planda ele alınmalıdır. Bu vahdet yolunda atılacak adımların başında gelir. Irak içerisinde ise bizim bu amaçlar doğrultusunda yaptığımız çalışmaları herkes bilmektedir. Bunun olumlu sonuçlarını da elbette ki görmekteyiz.

Bugün Irak’ta İşgal güçlerine karşı direniş gösterilmekte ve işgal güçlerine ağır darbeler vurulmaktadır. Siz bu direnişi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu direniş hareketlerini tasvip ediyor musunuz?

Irak’ta ister Sünni ister Şii -ki Şia’ya ait olanlar; özellikle Irak’ın güneyinde Şiiler tarafından gerçekleştirilen olaylar medyaya hiç yansımıyor, nedense oralara medya pek uğramıyor- silahlı, silahsız her türlü direniş gösterilmektedir. Bunlar elbette meşrudur. Tabi ki sivillere, mescitlere, dini merasimlere yönelik terör saldırılarıyla meşru meşru direnişi birbirinden ayırmak gerekir. İşgal güçlerinin eliyle, direniş hareketi, terör hareketi gibi yansıtılmaya çalışılıyor. Gizli eller aracılığıyla bir yerler patlatılıyor sonra Zerkavi’ye, bilmem kime mal ediliyor.

Irak’ta Şii Müslümanları, camileri ve sivil halkı hedef alan saldırı ve eylemler gerçekleştirilmektedir, bu eylemleri gerçekleştirenler direnişçiler midir, yoksa işgal güçleriyle irtibatlı olan ajanlar veya işbirlikçiler midir?

Söylediğim gibi bu tip olayların direnişle hiç bir alakası yoktur. Bu eylemler, işgal güçlerinin elleriyle düzenlenen terör eylemleridir. Ayrıca bu kimseler Şii, Sünni, Kürt, Türk dinlememekte; her tarafa yönelik bu tarz terör eylemleri düzenlemektedir. Buna karşın Şii, Sünni, Kürt, Türk, Arap tüm gruplar bu tarz eylemlere karşıdır.

Zerkavi’nin Irak’taki hareketlerini ve eylemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şahsen Zerkavi’nin hayal ürünü bir şahsiyet olduğunu düşünüyorum. İşgal güçleri, direnişi gölgelemek, terörle ayrıştırılamaz hale getirmek için bir yerleri patlatıyor; sonra bu eylemleri Zerkavî’ye vb. mal ediyor. Abd’nin bu tarz oluşturduğu birçok sahte şahsiyetlere daha önce şahit olduk. Bu tarz eylemlerin Zerkavî’si(mavilisi), Hamravî’si (kırmızılısı), Hazravî’si (yeşillisi) olmaz! Eğer bu şahsiyet gerçekse bile işbirlikçilerin kuklası olduğunda hiç şüphe yoktur.

Irak’ta Şiilerden Sünnilere karşı herhangi bir saldırı olmakta mıdır? İç işleri bakanlığına bağlı Şii polislerin Sünnilere karşı katliam yaptığı ve onlara ağır işkenceler uygulandığı iddia edilmektedir. Bu tür iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir Şii, bir Sünniyi öldüremez. Bir sünniyi öldüren zaten Şii olamaz. Zira Müslüman olamaz. Aynı şey Sünniler için geçerlidir. Bir Şii’yi öldüren Sünni olamaz. Bu kimseler olsa olsa işbirlikçi olabilirler. Bu noktada kesin sözümüz budur.

Filistin’de Hamas hareketinin seçim zaferini nasıl değerlendiriyorsunuz? Siyonizme karşı mücadele ve Kudüs’ün özgürleştirilmesi konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

İnşallah Filistin’in kurtuluşu doğrultusunda bir adım olur, öyle ümit ediyorum. İsrail’in, Fırat ile Dicle arasında bulunan bölgeye yayılma politikası var. Buna karşı Müslümanların yekvücut hareket etmesi gerekir. Suriye ve Irak bu noktada ortak strateji geliştirmelidir.

Hacc dönüşünüzde İran’a uğrayıp orada bir açıklamada bulunarak, İran’a bir saldırı olduğunda Amerika’ya karşı savaşacağınız yönünde bir beyanınız olmuş. Bu beyanınızı biraz açar mısınız?

Tam olarak “İran” ifadesini kullanmadım. Daha genel olarak “hangi güç bir İslam devletine saldırırsa biz İslam devletinin yanında yer alırız” ifadelerini kullandım. Evet, bizler bu doğrultuda işgal güçlerine karşı Müslümanların yanında yer alırız.

Danimarka’da başlatılıp diğer Avrupa ülkelerinde de yayılan, Hz. Peygambere hakaret eden karikatürleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bağdat’ta Sadr semtinde hareketinize mensup Müslümanların protesto gösterileri yaptığını duyduk…

Bu olay, batının İslam’a yönelik beslediği kini açık aşikâr gözler önüne sermiştir. Şahsen Vatikan’dan Papanın karikatürleri kınamasını talep ettim. Bize bağlı olan tüm temsilcilikler de olayı kınadı ve protesto etti.

Türkiye halkına yönelik mesajınız nedir? Türkiye’deki Müslümanlardan Irak’la ilgili beklentileriniz nelerdir?

Türkiye halkının şu süreçte Irak’a destek vermesini, Irak’ın birliğinden yana tavır koymalarını, bekliyoruz. Şu süreçte Irak’ın istikrarı Türkiye’nin istikrarı; Türkiye’nin istikrarı Irak’ın istikrarı demektir. Türk Devleti de bunu göz önünde bulundurarak hareket etmelidir.

Yazının Okunma Sayısı: 3875
Yorumlarınızı Yazınız Yorumların Tamamı
Yorumlarınız
AHMED PAKSOY No:12268 - 20 Mayıs 2007 - 23:44:02
işte müslümanlık budur müslümanlar birlik olmalıdır. Allah tüm muchid kardeşlerimizle beraberdir.
Mustafa OCAKDAN No:11938 - 15 Mayıs 2007 - 17:06:09
Esselamualeykum ey güzel çizgide yaşayan MÜCAHİD!..

Herkesin oturduğu yerden ahkam kesmesi bir yere sıkıyorsa uzağa değil IRAK a gidin ve bu söylemlerinizi orada bir daha tartın.



RABBim sana GÜÇ, duruşuna VAKAR, haline FERASET versin inşaALLAH... AMİNNN...
adıyamanlı No:10546 - 12 Nisan 2007 - 15:19:30
selam sana güzel insan mukteda sen islam için savaşıyorsun.allah seninle beraberdir.ve biz müslümanlarda.
dilek el sadr No:10545 - 12 Nisan 2007 - 15:10:32
seni çok seviyorum mukteda allah yardımcın olsun allah seni ve müslüman ırak halkını bütün kötülüklerden korusun,allah a emanetsin.
SEKALEYN No:9679 - 21 Mart 2007 - 10:29:34
esselatu vesselamu ala seyyidine ebul kasım muhammed ve ala ehlibeytihi tahirin ve tayyibin ve accil ferecehum



hepinizi selamlarım

bu fitne dalgalarını kuran ile aşmalıyız

ve tekfir ateşinden uzak durmalıyız

kim olursa olsun görüşü ne olursa olsun

zülme rıza gösteren zalimin ta kendisi dir



en son diyorumki



LEBBEYK YA HUSEYN
Mus'ab TALHA No:9617 - 19 Mart 2007 - 23:59:40
S.a MusaCAnb kardeş yanlış düşündüğünü söylemek isterim. Şii sunni fitnesi Cem'el VAK2asındasn berıdır var ve wkıyamete dek surecek kı bu hadsıste sabıttır. Ve savaşan insanlara karşı da yanlış ameldesın. İnsan piyon ve oyun olarak da ölmeli öylemi? Hiç zannetmiyorum. ve Vahdet içinde olup olmadığıu haklkında fazla araştırma yapmadığını düğşünüyorum
Yorumlarınızı Yazınız Yorumların Tamamı

Diğer Konular
Muhammed Farac Son Gelişmeleri Yorumladı
Mescid-i Aksa Hatibinden Tekfircilik Uyarısı
Hatice Malik Kudüs Yolu'na Konuştu
Meryem Yasin Babası Şeyh Ahmed Yasin'i Anlatıyor
Fadlallah: "İşgale Karşı Direnen Şiiler de Var"
Yusra Gannuşi ile Tunus Üzerine...
Ebu Gureyb Mağduru Hacı Ali El Kaysi İle Konuştuk
Cenin Belediye Başkan Yardımcısı Muhammed Şati Kudüs Yolu'na Konuştu
Lübnan Cemaat-i İslami Yöneticisi Prof. Dr. Zuheyr El Ubeydi Röportajı
Halid Meşal Kudüsyolu'na Konuştu!
Mukteda Es Sadr Kudüs Yolu'na Konuştu
Kudüs Yolu'ndan İmam Hamaney'in Vekili Seyyid Mücteba'ya Ziyaret
Fadlallah Kudüs Yolu'na Konuştu
Liderlerimiz Tarih Boyunca Hep Şehid Oldular
"Kudüs Davası İtikadi Bir Davadır"
Kudüsyolu'na Sadr Hareketi ile İlgili Özel Açıklamalar!
Şamil Basayev: Kimse Allah'ın Müsaade Ettiğini Yapmama Engel Olamaz
Dr. Gazi HÜSEYİN: Siyonizme Karşı İnsanları Bilinçlendirelim
En Büyük Arzumuz İntifada'yı Kuşanmaktır
Geri Yukarı
Fatih TEZCAN
KUDÜS GÜNÜ : Silkinişe Sebep / Vahdete Vesile Fatih TEZCAN
Ebrar Pınar KARA
Günlerce Kudüs Ebrar Pınar KARA
Ahmed VAROL
Savaş Müteahhitleri Ahmed VAROL
Arzu ERDOĞRAL
Size bir teklifim var! Her mahalleye bir ikna odası kuralım, ne dersiniz? Arzu ERDOĞRAL
Hakan ALBAYRAK
PKK neyin peşinde? Hakan ALBAYRAK
Selahaddin Eş ÇAKIRGİL
‘Topyekûn savaş’a, zaman, mekân ve usûlünü inancımıza göre belirleyerek.. Selahaddin Eş ÇAKIRGİL
Nurettin ŞİRİN
Merhaba Özgür Kudüs..! Nurettin ŞİRİN
Yalçın PEKOK
Sabah Yakın Değil mi? Yalçın PEKOK
Rıdvan KAYA
Kudüs Günü Vesilesiyle Yeniden Hatırlamamız Gereken İslami Sorumluluğumuz Rıdvan KAYA
Muhammed Cihad SAATÇİOĞLU
Mısır İzlenimleri (Mısır’daki Filistinliler ve Irak’taki Filistinliler) Muhammed Cihad SAATÇİOĞLU
Hüda KAYA
Yasak Bir Son mu? [2] Hüda KAYA
Mehmet GÖKTAŞ
Müslümanda Bulunması Gereken İslami Heybet Mehmet GÖKTAŞ
İbrahim KÜÇÜK
"Ilımlı İslam" Fravuni Bir İstemdir İbrahim KÜÇÜK
İsmail DUMAN
AK Parti Gerçeği ve "Muhafazakârlaşma" Eğilimi İsmail DUMAN
Mete AÇIKGÖZ
Doğan Günün Yolcuları - 1 Mete AÇIKGÖZ
Ali BULAÇ
Selam Ali BULAÇ
Hamza ER
Kazanmak İçin Seçtim Hamza ER
Adem CEYLAN
Yalancının Mumu Kime Işık Saçacak? Adem CEYLAN
Muhammed Hüseyin FADLALLAH
Filistinliler için tek yol ‘direniş’te birleşmek Muhammed Hüseyin FADLALLAH
Yusuf KARADAVİ
Ümmetin Uyanışının Nasıllığı ve Engelleri Aşmak Yusuf KARADAVİ
Hişam Selim SELAME
Kudüs Yolu ve Yolcularına Selam İle... Hişam Selim SELAME
Halid AMAREY
ABD ve Avrupa Birliği, Sahte Hükümetin Suç Ortağı! Halid  AMAREY
Muhammed Mehdi AKİF
Neden İslam'a ve Müslümanlara Düşmanlık Ediliyor? Muhammed Mehdi AKİF
Explorer Flash
Tüm hakları 2005 - 20XX Kudüsyolu © ’na aittir.
Kudüsyolu'nda bulunan köşe yazılarının hukuki sorumluluklarının sahipleri köşe yazarlarıdır.
Aksi belirtilmediği sürece haber metinleri ve konulara ait makaleler Kudüsyolu tarafından oluşturulmaktadır.
Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
IE 5+ [ 1024 x 768 ] - Macromedia Flash
Kudüs Yolu Rss Merkezi